Herkesin herkeste hakkı var, kendinde de hakkı var. Anne baba çocuğun sahibi gibi ortaya hak koyuyor ülkemizde, ben anneyim babayım bu benim hakkım diyor, gayrimenkul sahibi gibi. Çocuğun da annesinde babasında hakkı var ama çocuk işte, bilmiyor, savunamıyor hakkını. Büyüyüp farkına vardığında ise hiçbir hakkını alamadığını gördüğünde, kendi evinde misafir muamelesi gördüğünü, kendi ailesinde emanet gibi büyüdüğünü anladığında ise aileden kopuyor, çünkü ailesi onunla aile olamamış, o da kendinde yürüyüp gitme hakkı görüyor. Sonra anne baba daha da sertleşiyor, hakkım da hakkım. Yapmasaydın çocuk, süs alıp koysaydın kenara. Çocuğuna verdiğin emek, harcadığın para onun hakkıdır, duvarı mı boyadı? O da o evde yaşıyor onun da duvarı ne isterse yapabilir. Diyeceksin ki bak çocuğum ben boyamıyorum duvarımızı, sen de boyama. adil olacaksın, anlatacaksın, öğreteceksin, aile nedir onu öğreteceksin, hakları neler öğreteceksin, birlikte yaşamanın kurallarını öğreteceksin, karşı cinse saygıyı öğreteceksin. Biliyorsan öğretebilirsin tabi. Sonra o nesil büyüdüğünde, sağlıklı yuvalar kuracak, sağlıklı ilişkiler kuracak. Aile yapısı düzelecek, toplum düzelecek. Benim hakkım değil, bizim hakkımız diyeceksin. İnsan olacaksın, insan yetiştireceksin. Sana yapılanın aynısını yapmayacaksın beyinsiz robot gibi. Gelişeceksin daha insancasını yapmaya çalışacaksın. Ki insan yetiştiresin.