En eski ilimlerden biri olan astrolojinin doğu ekolüdür. En eskisidir, hala yorumlanmaya çalışılan, değişmeyen ama detaylandırılmaya ve araştırılmaya devam edilen binlerce yıllık bilgiden bahsediyorum.
Batı astrolojisinden oldukça farklıdır. Klasik, sabit ev sistemi kullanan batı astrolojisi sistemi bile vedik astroloji kadar keskin ve spesifik bilgi verememektedir.
Yaklaşık 20 sene batı astrolojisine ait ne kadar kitap varsa toplamış,kendime ait küçük bir kütüphane yapmış, hepsini incelemiş bir astroloji meraklısı olarak, vedik astrolojiyle tanıştığımdan beri o kitapların hiçbirine ihtiyaç duymadım. Ancak her ekolün üstadı yıllar içerisinde biriktirdiği tecrübe ile doğru bilgiye ulaşabilir. O yüzden o kötüdür bu iyidir gibi basit bir kıyaslama yapmak, tek amacı insana yardımcı olmak yol göstermek olan astroloji ilimine sadece zarar verecektir.
12 burç sistemi ve bunların yöneticisi gezegenlerle konuyu açıklamaya çalışırken, özellikle tarihsel öngörülerin sıklıkla hatalı hesaplandığına şahit oldum. işte 12 ye bölünen 360 derecelik gökyüzü ile, 108 e bölünen gökyüzü arasındaki ayrım bütün olayın netleşmesine ve nokta atışı tespitlere sebep oldu benim için.
Astroloji tektir, ekoller ise renk katar, ancak kişiye göre yapılan yorumlar (örnek: ben orbu 5 derece alıyorum, gibi) anlamsız kaprisler olabilir ancak gökyüzüne ve koskoca kainatın düzenine karşı. Yorum teknik üzerinden değil, teorik bilginin kişinin akıl ve vicdan süzgecinden geçişine göre şekillenmelidir. Teknik değişmez, bilgi sabittir.
3 sene yaklaşık 350 saate yakın eğitim aldım. Her zaman derim, eğitim size çok birşey öğretmez, neyi öğrenmeniz gerektiğini öğretir. Gerisi her insanın kendi bireysel istek ve disiplinine bağlıdır.
Binlerce saat okudum, hala okuyorum, her öğrendiğim yeni teknikte, sanki yeni başlamış gibi heyecanlandım, bilgi bilgiyi çağırdı. Öğrendikçe ne kadar bilmediğimi gördüm, tam bitti derken, daha büyük bir cevher buldum, derinleştikçe güzelleşti vedik astroloji yolculuğum. Öğrendikçe aydınlandım, aydınlandıkça daha çok öğrendim, öğrendikçe bilgisizleştim, bilginin ufuksuzluğu karşısında çaresiz hissettim, ama ışık güzel, bilgi tatlı geldi.
20 senedir güneyde bir ilçede verdiğim eczacılık hizmeti, ikinci nesil eczacı olduğum halde artık yetersiz gelmeye başladı. Eczacı olmanın en büyük avantajı her gün karşılaştığım bir çok yeni insanla sohbet etmek, onların hayatlarına dokunmak, yardımcı olabilmek, yönlerini bulmalarına yardımcı olmak. Vedik astroloji ise sadece fizyolojik sağlığımızı değil, insana dair herşeyi anlatıyor ve açıklıyor!
Yıllar süren meslek hayatımda, tıp ile açıklanamayan olaylar klasörü gittikçe kalınlaşmaya başladı. Kronik hastalıkların arkasında sadece genetik faktörler olmadığını da gözlemledim. Bazı durumların dönemsel olduğunu, tedavinin sadece semptomları azalttığını, hatta radikal tedavinin mümkün olmadığı durumlarda bile hastalığın seyrinin birdenbire “sebepsiz?” yere değiştiğini de gözlemledim. Bütün bu yolculuk boyunca yüzlerce hastamın, tanıdığımın, doğum haritalarını açtığımda, vedik astrolojinin bütün sorulara cevap verebildiğini gördükçe, inancım, isteğim ve bu bilgiye olan açlığım büyüdü. Bir süre sonra, nasıl ki hastalıkların genel şablonları var, astrolojik göstergelerin de şablonları olduğunu farketmeye başladım. Her ne kadar her bireyin haritası eşsiz güzellik ve incelikle tasarlanmış olsa da, bazı durumların tekrar ettiğini gördükçe bir süre sonra harita bile açmadan, birkaç basit soru sorarak sebep sonuç ilişkilerini kurmaya başladım.
Nasıl ki ilacı kullanan hastanın, ilacın etken maddesinin hangi yöntemle hangi bitkinin neresinden, yılın hangi günü alındığını, hangi kimyasal yöntemle ekstre edildiğini, veya hazır haldeki ilacın içeriğini, dozunu, etki mekanizmasını, farmakokinetiğini, biyoyarlanımını, eliminasyonunu, biyolojik kümülasyonunu bilmesi gerekmediği gibi, astroloji raporlarının da astrolojik terim içermemesi gerektiğini düşünüyorum. O yüzden yıllardır danışanlarıma hiçbir astrolojik terim kullanmadan yorumlar yapıyorum. Önemli olan danışan kişinin anlaması. Kafasını, bilmek zorunda olmadığı, zaten bilmediği için danıştığı bir konuyu öğretmeye çalışır veya ne kadar bilgili olduğumu göstermeye çalışır gibi bin bir tane astrolojik terim kullanarak karıştırmak doğru değil.
Ancak analitik düşünen, sorgulayan, görünenin arkasındakini merak eden, arkadaki mutfakta ne oluyor diye düşünen insanlara, işte o mutfağın bütün karmaşasındaki ince ustalığı görmelerine yardımcı olmaya çalışmak. Yaratıcının kurduğu muazzam ve insan beyninin anlama kapasitesinin hiçbir zaman yeterli olmayacağı kadar büyük bir sisteme, belki de ancak kapı deliğinden bakmak-baktırmak kadardır vedik astrolojiyi anlatmak ve öğretmek.
Her nasip zamanına esirdir. Nasibi değiştirmeye gücü yetecek olanın ise sınavları vardır, borçlar vardır, ödüller vardır. Bazen az gibidir çoğalır, bazen çok gibidir azalır. Nasibi ve nasibin zamanını ise bulmak mümkün. Unutulmamalıdır ki bilginin evrensel düzendeki etiği, insanları nasiplerinden uzaklaştıracak tavsiyeler ve bilgiler vermeyi yasaklamaktadır. Bu sebeple bilgiye hizmet derken, insanlığa faydalı olmaya çalışırken, insanları yanlış yönlendirmek, hatta daha kötüsü korku frekansına sokmak asla ve asla hizmet ve fayda olamaz. Öğrenmek istenilen bilgiyle, ihtiyaç duyulan bilgi genellikle farklıdır. Danışılan kişi bu ayrımı yapacak ehliyete sahip olmalıdır.
işte Vedik astroloji hepimize, yaratıcının muazzam düzeninde, varoluşumuzun amacını, bu hayat yolculuğunda öğrenmemiz ve unutmamız gereken neler varsa bunları tavsiye etmelidir. Bizi biz yaptığını sandığımız bazı özelliklerimizin kendi ruhsal yolculuğumuzda önümüzdeki bir engel olduğunu anlayamadığımız sürece, varmamız istenilen duruma asla ulaşamayız. Açık zihinli, evrenin bir düzeni olduğunu zaten anlamış insanlara, bireyin eşsiz yolculuğunu açıklayan, çözümleyen, yol gösteren, hatırlatan, zamanlamalarıyla birlikte öngörü veren tek sistem vedik astrolojidir.